9 Mart 2015 Pazartesi

Duygularımızın Tercümanı Mabel Matiz :)

2013 Ağustos.. Nazilli sıcağında bir sabah, kahvaltı sonrası çay keyfimi yapıyorum balkonda.. Elimde kitabım, televizyonda Dream Türk açık, kitap okurken müzik dinlemeyi çok severim ben :) Sonra Mabel Matiz’in ‘Aşk Yok Olmaktır’ klibi çıktı, önce müziği dinliyordum klibe bakmadan. “Ne güzel bir müzik bu yaa” diyorum bir yandan da.. Sonra Mabel, şarkıyı söylemeye başladı, “Aaaaa” dedim, “Bu Yıldız Tilbe’nin şarkısı değil mi?” Hemen klibe odaklandım, ne eğlenceli, ne tatlı bir kliptir o.. İşte Mabel Matiz sevgim o an, o kliple başladı. Hâlâ hayatımda dinlediğim en güzel cover’dır “Aşk Yok Olmaktır” , o klipten sonraki bir ay boyunca başka bir şarkı dinlemedim, artık etrafımdaki insanlara gına geldi, benim yüzümden bıktılar bu şarkıdan :) Bir insanın sesine aşık olmak demek = Mabel Matiz benim için <3 O zamanlar, şimdiki kadar hayranı da yoktu Mabelciğimin, biz çok sahipleniyorduk galiba o yüzden :) Bir adamın her şarkısı mı güzel olur yaa? Bir adamın yazdığı sözler bu kadar mı oturur insanın göğsüne? Bu kadar mı duygulandırır yaptığı müzikler? ‘Zaman’ diye bir şarkısı vardır mesela, onda der ki: “Bir yerden aşağı, çok aşağı düştüm.. Zaman solgun, sessiz, gri bir koridordu, orada çok üşüdüm, çok üşüdüm..” Âh! Sonra ‘Yıllar Saçlarına’ şarkısında: “Kanayan su gibi akıyor mu içine dün.. Bir derin of çekerek batıyor mu ötede gün..” der, nasıl güzel sözler, ne anlamlı.. Son olarak da çok duygusal olduğum bir gece, saat 3 sularında karşıma, “Eğilip alıver yüzümü, bu sular acımaz kanatır dizimi..” dediği, beni sabaha kadar ağlattığı şarkısı çıktı, çarpıldım.. Hayatımda dinlediğim en en en anlamlı şarkıdır “Yaşım Çocuk”, eminim ömrümün sonuna kadar da öyle kalacak, anlamı büyük bende.  O yaz bitti, okullar açıldı, İstanbul’a döndük. 24 Kasım 2013’te Kadıköy’de imza gününe gittik çok sevdiğim bir arkadaşımla. Takdir edersiniz ki, imza kuyruğundaki (en azından biz oradan ayrılana kadar öyleydi.) tek başörtülü bizdik :D Hatta bir ara “Bizi taşlarlar mı acaba” diye düşünmedik değil :) Ama bu fırsat insanın eline bir kez geçer, ne olacaksa olsun diyerek gözü kara davrandık. Genciz, kanımız deli akıyor tabii :P Mabel Matiz, O kadar sıcak, o kadar samimi, o kadar saygılı bir insan ki.. Kısa da olsa çok ilgilendi bizimle, sorular sordu. Sayesinde bir “iyi ki” daha ekledik o gün heybemize. Müzik öyle evrensel bir şey ki; yaşantıları, öncelikleri, tarzları birbirinden farklı olan insanları bile bir araya getirebiliyor,  ne güzel. Uzun zamandır yeni albümü bekliyorduk, sonunda çıktı. Albümde “Ahu” diye bir şarkı var, şimdilik favorim o <3  Sen hep böyle güzel sözler yaz, sen hep böyle güzel müzikler yap kendi güzel, gönlü güzel adam.. Eksik olma hiç, müziğinle, sesinle hep var ol.. Benim gibilerin hislerine kim tercüman olur, sen de olmazsan?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder